Takip Edin

Sağlık

Düzenli yürüyüş imtihanımız: Stresi Azalt!

Yayınlanma tarihi

-

Kilo vermek isteyen ya da sadece formunu korumak isteyenlerin rutinlerinin başında yürüyüşler geliyor. Pek çok kişi kilo verirken, spor yaparken maliyeti aşağılara olabildiğince çekmeye özen gösteriyor. Basit, sağlıklı, maliyetsiz spor için en ideal yöntem her gün düzenli yürüyüş gibi basit rutinlerden geçiyor. Yürüyüş günlük hayatımızda gitgide azalttığımız bir aktivite aslında uzmanlar ise kilo vermek için olmasa bile zinde ve güçlü kalabilmemiz için vücudumuzu çalıştırmaktan kaçınmamamız gerektiğini dile getiriyor.  Çalışmayan kaslar zamanda zayıflayıp eriyor, erken yaşta pek çok faaliyeti yapamayacak hale geliyor.

Düzenli yürüyüş yapanların sayısı gün geçtikçe azalırken Korona sürecinde ise fark edilir kırılmalar yaşandı. Kişiler salgından korunmak için kendilerini kapalı ortamlarda izole ederken başka rahatsızlıklara karşı dirençleri düşüyor.

koşu

Kasların hareketi kısıtlanıyor, yeteri kadar efor harcanamadığı için kilolar en çok bu süreçte tekrardan alınıyor. Evden çıkmayan bi çok kişide buna ek D vitamini eksikliği görülüyor. Süreç psikolojik sorunları da beraberinde getirmeye devam ediyor. Evden çalışmak durumunda olan pek çok kişide bu dönemde yoğun bir stres altına giriyor. Stresten kurtulmanın anahtarı da yine yürüyüşte saklı…

Yürüyüş Stresi Azaltıyor

Kalp-damar hastalıkları, diyabet, depresyon, obezite gibi çok sayıda rahatsızlığa da iyi gelen yürüyüş bazı rahatsızlıklara yakalanma oranını da düşürüyor. Yürüyüş yapan kişilerin gün içinde daha az hareket eden insanlara göre daha az hastalığa yakalandığı, hastalığa yakalananların ise tedavi süreçlerinin iyiye gittiği görülmüş. Uzmanlar düzenli yürüyüş yapmanın psikolojik yani zihinsel sağlığı da olumlu bir yönde etkilediğini belirtiyor. Alzheimer hastalığına yakalanma riskinizi düzenli bir yürüyüş büyük bir oranda azaltabilir.

 Peki bu dönemde nasıl düzenli yürüyüş yapacağız?

  • Maske ve sosyal mesafe kurallarına uyarak yoğunluğun az olduğu saatlerde yürüyüş yapmayı tercih edin. Güneşin olmasına da dikkat edin malum D vitamini lazım.
  • Çok uzun ve hızlı yürüyüşler maskeyle tehlikeli olacağından temponuzu düşürerek kısa yürüyüşler yapın. Evde ek spor hareketleriyle destekleyin.
  • Yüksek efor sarf edecekler için sahilde, parkta, spor salonlarında maske takma zorunluluğu bulunmuyor. Yine de koşarken virüs kapmanın da mümkün olduğunu söyleyelim.

 

Web’in en kafa blogunu Twitter, Instagram ve Facebook’ta takip edin    

Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sağlık

Kahvenin İnsana Yararları ve Zararları

Yayınlanma tarihi

-

kahvenin yararları ve zararları nedir

Kahve güne daha dinç başlamak için harika bir içecektir. Birçok insan da bu nedenle, uyandıklarında hemen kahve içmeyi tercih eder. Kahve içerisinde yer alan kafein sayesinde, algımız daha kolay açılır ve kendimizi daha zinde hissederiz. Peki, kahvenin etkisi sadece bu kadar mıdır? Sizler için bu soruyu araştırdık, kahvenin insana yararları ve zararları nedir? Bu kadar çok tükettiğimiz kahve hakkında neleri doğru, neleri yanlış biliyormuşuz birlikte bakalım.

Kahvenin İnsana Yararları

Kahve içmenin insana, zihinsel ve fiziksel olarak oldukça iyi geldiği yapılan araştırmalar ile ortaya koyulmuştur. İşte kahve içmenin diğer faydaları:

  • Kansere karşı bir koruma sağlar

Kahve için yapılan araştırmalar sonucunda, kahvenin kanser hücrelerine karşı bir koruma sağladığı belirlenmiştir. Birçok kanser çeşidinde etkisi olan kahvenin, özellikle meme kanseri ve akciğer kanseri çeşitlerinde olumlu etkisi gözlemlenmiştir.

  • Alzheimer gibi hastalıkların riskini azaltır

Norveç’te yapılan araştırmalara göre kahve zihnin açılmasında oldukça etkili bir uyaran. Aynı zamanda kahvenin yaşadığımız olayların unutulmasını da zorlaştırdığı belirlenmiştir. Bu etkisi sayesinde, Alzheimer gibi hastalıkların riskini ciddi oranda düşürür ve Alzheimer hastaları için tavsiye edilir.

  • Depresyonu Engelliyor

Kahvenin insana yararları ve zararları üzerinde araştırma yapan ABD’li bilim insanları, kahvenin depresyonu büyük ölçüde engellediğini ve kahve tüketmeyen insanların intihara kahve tüketenlerden daha fazla meyilli olduğunu yapılan araştırmalarla ortaya koymuştur.

  • Kalorileri yakmanızda yardımcı olur

Kahve, metabolizmanın hızlanması konusunda oldukça etkilidir. (Metabolizmanızın hızlanmasına yardımcı olacak diğer besinleri öğrenmek için bu konu ile ilgili yazımızı okuyabilirsiniz.) Kahve, kalorilerinizi yakma konusunda ve metabolizmanızın daha hızlı ve kolay çalışması konusunda oldukça etkilidir.

  • Kan dolaşımına yardımcı olur

Kahve; birçok hastalık için koruyucu bir bariyer görevi görürken, aynı zamanda kan dolaşımını da hızlandırır. Vücutta kan dolaşımının dengeli ve düzgün olmasını sağlar. Bu durum gün içinde kaybettiğimiz enerjiyi geri kazanmamızı sağlar.

Kahvenin İnsana Zararları

Kahvenin insana yararları ve zararları konusunda, şimdi sıra zararlarına bakmaya geldi. Kahvenin birçok faydasından yukarıda bahsettik. Fakat fazla kahve tüketimi bahsettiğimiz olumlu etkileri yok eder ve bir takım zarara yol açar. İşte kahve içmenin o zararları:

  • Uyku Problemi

Kahveyi çok fazla tüketiyorsanız, bununla birlikte uyku problemleri ortaya çıkabilir. Özellikle kahve tüketimini akşamları ya da uyuma vaktinize yakın zamanda yapıyorsanız, muhtemelen geceleri uykuya dalma konusunda zorluk çekiyorsunuzdur. Bu sorunları yaşamamak için sabahları ya da gün içerisinde kahve içmek, en doğru seçim olacaktır.

  • Bağımlılık

Çok fazla kahve tüketmek, sizi bir kahve bağımlısı yapabilir. Kahve içmediğiniz zamanlarda; huzursuz, agresif olursunuz ve bununla birlikte baş ağrısı da çekersiniz. Bu sorunlarla karşılaşmamak için kahve tüketiminizi kontrol altına almanızda fayda var.

  • Kalp sağlığını tehdit eder

Kahve içmek; kan dolaşımını ve metabolizmayı hızlandırma konusunda oldukça iyidir. Fakat kan dolaşımının hızlanmasına bağlı olarak, kalp sorunları ortaya çıkabilir. Fazla kahve tüketimi kalp çarpıntısına neden olabileceği gibi kalp krizini de tetikleyebilir. Bu nedenle, gün içerisinde çok fazla kahve tüketmemek gerekir.

  • Yüksek tansiyona neden olur

Kahvenin insana yararları ve zararları birbirine paralel olarak ilerlemektedir. Oldukça faydalı olan kahvenin sınırını kaçırdığımız anda vücudumuzda bazı olumsuz etkileri kendini gösterebilir. Bunun yanı sıra belli bir yaştan sonra kahve tüketimine ekstra dikkat etmek gerekir. Çünkü kahve, yüksek tansiyonu tetikleyip daha büyük sıkıntılara sebep olabilir.

  • Vitamin ve su kaybına neden olur

Kahve içmek, su kaybına neden olur. Bu nedenle, kahve içtikten sonra su içme gereksinimi duyulur. Gün içerisinde fazla kahve tüketmek, vücudun ciddi oranda su kaybetmesine neden olur. Buna bağlı olarak vitamin ve mineral kaybı da yaşanır.

Kahvenin insana yararları ve zararları oldukça hassas bir dengededir. Dengeyi koruyabilmek ve sadece faydalarını görebilmek için kahve tüketimine dikkat etmek gerekir.

Yazımızı beğendiyseniz, beğeneceğinizi düşündüğümüz bir sonraki içerik için buraya tıklayın.

Web’in en kafa blogunu İnstagram Twitter ve Facebook’ta takip edin.  

 

 

 

 

Devamını oku

Sağlık

Uyku Problemi Yaşayanlar, Ekran Süresini Sınırlamanın 5 Yolu

Yayınlanma tarihi

-

uyku problemi yaşayanlar screentime

Sağlıklı bir bünye için kaliteli ve düzenli uyku çok önemlidir. Uyku düzeninin sık sık değişmesi ve uyku kalitesinin azalması sadece fiziksel değil aynı zamanda psikolojik problemleri de beraberinde getiriyor. Sağlıksız bir beden dışarıdan gelen tehlikeler karşısında daha savunmasız ve hastalanmaya daha yatkındır.

Uykunun kalitesini etkileyen faktörlerin başındaysa akıllı telefonlarımız geliyor. Çoğumuz sabah uyandığımızda ilk telefonumuzu kontrol eder, akşam yatarken de aynı davranışı devam ettiririz. Uyku problemi yaşayanlar özellikle gece uyumadan önce cep telefonuyla geçireceği zamanı kontrol edemiyor. Çok sayıda araştırma çalışmasının verdiği sonuç, yatmadan önce telefon ekranına uzun süre bakmanın uyku problemlerine yol açtığı gösteriyor. Uyku hormonu melatonin, gece uyku saatlerinde ve karanlıkta salgılanır. Melatonin kişinin çeşitli hastalıklardan korunması için çok önemlidir. Akıllı telefonlara gece yatmadan önce uzun süre bakıldığında zihin uykuya geçmekte zorluk çeker ve beyindeki epifiz bezinden salgılanması gereken melatonin olması gerektiği gibi salgılanamaz.

National Sleep Foundation, akıllı telefonlardan kaynaklı uyku problemi yaşayanlar için uyku vaktinden 30 dakika önce cihaz kullanılmamasını tavsiye ediyor. Kendinizi geceleri akıllı telefon ekranınızdan uzak tutmak için aşağıdaki beş ipucuna göz atın.

1. Video İzlemek Yerine Podcast Dinleyin

Yatmadan önce çoğumuz Youtube, Netflix ve benzeri mecralardan videolar izleriz. Ama bu ekranlar beynimizi uykuya geçmemesi için sürekli meşgul ediyor. Bunun yerine uyku problemi yaşayanlar film, dizi gibi video içeriklerini daha erken bir saatte bitirip, kalan zamanı gözünü yormayacak podcast’lere verebilir.

Uyuyabilmek için gece eğlencesinden vazgeçmek yerine podcast dinleyebilirsiniz. Böylece telefon ekranından gelen mavi ışıklardan da korunmuş olursunuz. Yatmadan önce sizi rahatlatmak için özel olarak tasarlanmış podcastler bile var. Podcast’leri bluetooth hoparlör veya kulaklıkla telefondan uzakta dinlemenizde de fayda var.

 2. İnternet Engelleyici Kullanın

Geceleri telefonlarımızda bizi uyutmayan neredeyse her şey bize wifi veya hücresel sinyal yoluyla gelir. Bundan kurtulmanın çok basit bir çözümü var, internet/uygulama engelleyiciler.

Freedom gibi uygulamalarla, engellemek istediğiniz uygulamaları veya web sitelerini seçebilir ve bunu yapmak için bir zaman çerçevesi belirleyebilirsiniz. Bu ve benzeri uygulamalar aslında çalışırken dikkat dağıtıcı unsurları engellemek amacıyla kullanılıyor. Telefonu yatmadan önce kontrol edip çıkamayanlar için de son derece kullanışlı olacaktır.

3. Bir Denetim Uygulaması Kullanın

Akıllı telefonda geçirilecek zamanı azaltmanın bir yolu da, kişisel kullanımınızı izlemek. Sizi telefonunuza bağlı tutan tüm mesajlar, e-postalar ve sosyal medya profillerine karşı koymak zordur. Kendi kullanımınızı izlemek nerelerde problem yaşadığınızı daha iyi kavramanızı sağlar ve daha isabetli tedbirler almanıza yardım eder. Bu programlar belirli sınırların dışına çıktığınızda sizi uyarır ve kısıtlamalara tabi tutar.

Uyku problemi yaşayanlar için ekran süresini denetleyip sınırlandıran iOS ve Android uygulamalarından birkaçı:

  • Moment  (iPhone’lar için) Ekran süresi ölçümü yapar. Farkındalığı artırmak için faydalı verileri gün içinde sizinle paylaşır. Telefon kullanımınızı azaltarak odaklanmanıza yardımcı olur. Uyku problemi yaşayanlar programın bu özelliklerinden yararlanarak ekrana bakma sürelerini kontrol altına alabilir.
  • Quality Time  (Android için) Akıllı telefon etkinliklerinizi saatlik, günlük ve haftalık raporlarla görmenize yardımcı olur. Ayrıca kendi zaman kısıtlamalarınızı belirlemenize de olanak tanır.

4. Telefonunuzu Erişilemez Bir Yere Alın

Diğer yöntemlere nazaran daha analog bir çözümdür ama uygulandığında onlar kadar etkilidir. Yatak odanıza cihaz sokmamak, National Sleep Foundation’ın yatmadan önce 30 dakikalık cihazsız zaman tavsiyesini fiilen takip etmenize ve belki de onun yerine kitap okumak gibi yeni alışkanlıklar geliştirmenize yardımcı olabilir.

Telefonunuz için odanızın dışında bir alan belirleyip alışkanlık haline gelene kadar telefonunuzu orada bırakın. Teknoloji uzmanları dahi kendi yarattıkları sosyal ağların dikkat dağıtıcı unsurlarından kurtulmak için yatak odalarına telefon sokmuyor. Bu konuyla alakalı Netflix’deki “The Social Dilemma” belgeselini izleyebilirsiniz.

5. Gece Modu veya Mavi Işık Engelleme Kullanın

Telefonunuzu uyumadan önce yatakta kullanmanız gerekiyorsa, ekrandaki renk spektrumunu maviden sarıya dönüştüren mavi ışık filtresini ve telefonun gece modunu etkinleştirebilirsiniz.

dark mode

Uyku problemi yaşayanlar için ekran süresini sınırlamanın 5 yolunu ve bunlara yardımcı olacak uygulamaları paylaştık.

Yazımızı beğendiyseniz, beğeneceğinizi düşündüğümüz bir sonraki içerik için buraya tıklayın.

Web’in en kafa blogunu Instagram Twitter ve Facebook’ta takip edin.  

 

 

Devamını oku

Sağlık

Dış Gebelik Nedir ve Belirtileri nelerdir?

Yayınlanma tarihi

-

Dış gebelik nedir ve belirtileri

Dış gebelik nedir ve belirtileri nasıl olduğu merak edilen konulardan biridir. Dış gebelik, cinsel yaşamı aktif olan kadınlar için korkulu rüyalardan biridir. Öncelikle dış gebeliği şöyle açıklayalım; bir kadının hamile kalabilmesi için döllenmiş olan yumurtanın, rahim boşluğu yolculuğunu tamamlaması gerekir. Fakat, bazı durumlarda döllenmiş yumurta bu yolculuğu tamamlayamaz ve rahim dışına yerleşir. Dış gebelik, bu şekilde meydana gelmektedir.

Dış gebelik, hamileliğin 3.ayında meydana gelen anne ölümlerin nedenlerinden biridir. Bu nedenle, oldukça önemli bir konudur. Dış gebeliği, normal gebelikten ayırt etmek için pek çok belirti bulunmaktadır.

Dış Gebelik Belirtileri Nelerdir?

Dış gebelik nedir ve belirtileri

Dış gebelik, gebeliğin ilk zamanlarında ayırt etmek oldukça zor olan bir durumdur. Çünkü, belirtileri normal gebelik gibi olabilmektedir. Hatta, gebelik testi yaptığınızda test pozitif çıkabilir. İlk başlarda benzer belirtilerin yaşandığı dış gebelik; sonrasında kendisini normal gebelikten ayıran belirtiler ile belli etmeye başlar. Dış gebelik nedir ve belirtileri nelerdir diye merak edenler için işte, belirtiler:

  • Vajinal kanama
  • Baş dönmesi ile birlikte bayılmalar
  • Kilo alma yerine, kilo kaybetme
  • Çok keskin giren ağrılar
  • Karın bölgesinin tek bir tarafında meydana gelen şiddetli sancılar
  • Sindirim sisteminde bozulmalar

dış gebelik

Bu belirtiler, dış gebeliği normal gebelikten ayıran belirtilerdir. Eğer gebeyseniz ve bu belirtileri yaşıyorsanız, hemen doktorunuza başvurmanız gerekmektedir. Çünkü, dış gebelik anne adayı için oldukça riskli bir durumdur.

Dış Gebelik Neden Olur?

Dış gebelik nedir ve belirtileri özellikle, anne adayları tarafından en çok araştırılan bir konudur. Çünkü; oldukça riskli olan bu durum, anne adayı için adeta bir kabustur. Peki, dış gebelik neden olur ve bunu neler tetikler? İşte, bilinen nedenleri:

Dış gebelik nedir ve belirtileri

  • Kadının 35 yaş ve üzeri bir yaşa sahip olması
  • Daha önce birkaç kez kürtaj işlemi görmüş olması
  • Pelvik ve abdominal cerrahi işlem geçirilmiş olması
  • Yumurtalık ya da tüplerde enfeksiyon geçirilmiş olması
  • Doğurganlığı kontrol altına alabilmek için tüp ligasyonu gibi işlemler yapılmış olmasına rağmen gebe kalmak
  • Hamile kalabilmek için ilaçlar kullanmak, tedavi görmek
  • Cinsel yolla bulaşmış olan hastalıklar

Bu durumlar, dış gebeliğin oluşumuna biraz daha neden olan durumlardır. Fakat, bu durumlara bakarak, bu durumlar bende yok, o zaman ben risk altında değilim, diye düşünmeyin. Dış gebelik, her anne adayında görülebilmektedir.

 

 

 

Devamını oku

En Çok Okunanlar